Her tebessümünün ardında ayrı bir hüzün yatıyordu. Zaten tebessümleri en fazla birkaç saniye sürerdi. Ardından hemen kararırdı gözleri. Bu karartı yüzüne bambaşka bir anlam yüklerdi. Öyle zamanlarda ona çok üzülürdüm. Onu alıp kalbime sokasım, orada ona bir dünya kurasım gelirdi. Hemen sonra bu düşünceleri silerdim aklımdan. Dahası kızardım kendime nasıl böyle şeyler geçiririm aklımdan diye. Beni mutlu eden bu düşünceleri başka birisi duysa dünya başımıza yıkılırdı. Buna ne onun serçe yüreği dayanabilirdi ne de ben onun üzülmesine dayanabilirdim. O yüzden içimden fışkıran çağlayanları dizginlemek zorundaydım. Bu sevgi içimi kemiriyordu. Ben ise elimden bir şey gelmeden buna müsade ediyordum. Ne yapabilirdim ki imkanların da imkansızlaştığı bir hikayeydi bu. Üstelik benim yüreğime konan kelebeğin onu yüreğinde dolaşıp dolaşmadığını dahi bilmiyordum. Aptal bir aşık gibi her hareketine bir anlam yüklüyordum. Sonra yüklediğim her bir anlamı yapboz parçaları gibi birleştirip onun da bana aşık olduğu sonucuna varıyordum. Ah! Ne acizlik, ne acınası hal. Aşk böyle bir şeymiş demek. Yıllardır onun olduğu yerde, baktığı yöndeyim. Gölgem gölgesine aşık. Adım adım takipteyim. Bir an olsun gözü gözüme değer diye beklemekteyim. Ama nafile o uçarı çocuk gözlerimin ta içine bakarken bile benim farkımda olmuyor. O hayata çok farklı bir yerden bakıyor, bambaşka bir ruha, özveriye sahip. Onun başka gayeleri, aşktan,sevgiden daha büyük hesapları var. Uçarı olduğu kadar dik duruşlu, yere sapasağlam basıyor. İşte bu yüzden burnunun ucunda durmakta olan beni fakedemeyecek kadar kör, sesimi işitemeyecek kadar sağır, bir adım atıp elimi tutamayacak kadar aciz. Hayır hayır! Asıl aciz olan benim. Onun aşkına kendimi layık görebilecek cürete sahibim. Yıllar oldu bu düşüncelerle savaş halindeyim. Bazen kendimi kandırmayı başardığım oluyor. Ona doğru delice koşmak istiyorum. Çok değil birkaç saniye sonra yeniliyorum içimdeki baskın ruha. Beni içten içe kemiriyor. Korkarım hepten yenilmeme çok az kaldı. Ben bu uğurda kendimi bitiriyorum.
Çok yakında olduğu yerde, baktığı yönde beni göremeyecek. Umarım beni iyi hatırlar. Umarım beni hatırlar...

Yorumlar
Yorum Gönder