Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sarsıntı

 Hızlı adımlarla odaya girdi. Masanın üzerindeki her şeyi etrafa fırlattı. Bir yandan deliler gibi ağlıyor, bir yandan da bir şeyler arıyordu. Elleri titriyor hızlı nefes alıp veriyordu. İçinde yaşadığı buhranın dışa vurumuydu bu tepkiler. Sonunda aradığını bulmuştu. Hemen masaya oturdu ve okunaksız bir el yazısıyla yazmaya başladı. "Benim her hikayemin sonu gözyaşıyla bitiyor. Tamamlanmak için çıktığım her yoldan daha da eksilerek ayrılıyorum. Onaramıyorum, kapatamıyorum bazı yaralarımı. Hep aynı yerden daha da şiddetle kanıyor. Baş edemiyorum bu hisle, kalbimi paramparça etmek geliyor içimden. Bu his... Adını koyamadığım bu berbat his her seferinde alaşağı ediyor beni. Bu, bu benim zayıf noktam haline geldi. Elimde olmadan kapılıyorum. Kurtulamıyorum, paranoyaklaşıyorum.   Herkeste, her şeyde başkaca anlamlar arıyorum. Dalgınlaşıyorum, agrasifleşiyorum. Daha az konuşuyor, çokça duvarları izliyorum. Kalbim eziliyor, düşünceler beynimi ele geçiyor. En sonunda kendimi yap...

Cennetin Çocukları

 "Çocuksun sen, bu dünya sana göre değil" Mescid-i Aksa’da direnişsin. Yaşına bakılmadan kurşuna dizilmişsin. Bayramlık diye kefen giymişsin. Ramazanda dünyada, bayramda cennettesin. Çocuksun sen küçücük yaşında asırlık acı çekmişsin. Sahilde yüzüstü uzanmış bedensin Çocuksun işte dili, dini, ırkı bilmeden meleksin Bazen kahraman, bazen mucizesin On beşinde hainlerin karşısına dikilmişsin Milyonlarca insana “ iyi ki varsın” dedirtmişsin Kâh üzmüşsün, kâh güldürmüşsün Hayata bir elin baş parmağıyla tutunmuşsun Koskoca dünyaya küçücük bedeninle sığmamışsın En masum, en savunmasız yaşından vurulmuşsun Suçun, günahın neydi hiç bilmemişsin İstenmeyen dinin mensubusun, o toprak parçasında yaşıyorsun Sırf bu yüzden ölmeyi hak etmişsin Masum sivil değil, hedef olmuşsun Küçücük bedenine kocaman kalbini sığdırmışsın Dünyayı sana haince saldıracak kadar korkutmuşsun Çocuksun işte bu dünya sana göre değil Ondandır bu kirli dünyadan kaçıp cennete kavuşmuşsun Çocukluğunu yaşayamamış tüm ço...

Sihirli Gece

  Dolunayın tüm ihtişamıyla gökyüzünde asıldığı bir gece. Hava açık, ılık bir esinti ve dokunduğu yere çiçekler serpen yumuşak bir yağmur var. En büyük acılar böyle güzel gecelerde çekilmeli bence. Gözyaşlarını silen ipeksi yağmur damlaları olmalı böyle zamanlarda. Seninle birlikte ağlamalı bulutlar ve tüm dertler yağmur damlalarına karışıp süzülmeli ince, beyaz parmaklardan. Çoğu acının devası olan "sihirli gece" bu gece. Efkarın başımda harelediği, derin bir bulantı hissi veren, yoğun, yapış yapış bir sis bulutunun eşliğinde alıp başımı, bilinmezlik caddesinden yalnızlık sokağına sapıp ağlama kaldırımına doğru sakin adımlarla yürüme gecesi...  Seslerin ve renklerin huzurumu kaçırdığı solmuş bir hayatın mahpusuyum. Huzuru huzursuzluk zannettiğim günleri yaşıyorum. Kuş cıvıltıları kulaklarımı tırmalıyor. Düzene yenik aşklar büyütüyorum içimde. İçimde büyüyen şeyler beni aşıyor. Umutsuzluğu iliklerimde hissediyorum. Öylesine yalnızım ve bu yalnızlıkla mutluyum saçma bir şekild...