Sevgilim;
Bu sana ne ilk ne de son mektubum... Sen kalbimde olduğun sürece ben yazmaya devam edeceğim. Her geçen gün biraz daha fazla özlüyorum seni. Sende beni özlüyor musun? Yoksa benim yokluğum senin için dayanılması güç bir şey değil mi? Sürekli böyle düşünceler var kafamda. Ne olur mektuplarında az da olsa merakımı gider. Beni karşılıksız bir aşkın kollarına bırakma. Yüzün, gözlerin, içimi ısıtan gülümsemen sürekli gözümün önüne geliyor. Bir an sanki yanımdasın gibi hissediyorum. Paha biçilmez bir sıcaklık doğuyor içime, sonra birden hayal aleminden kopuyorum. Odamda yapayalnız elimde fotoğrafın, üzerine damlayan birkaç damla gözyaşıyla buluyorum kendimi. Böyle zamanlarda kendimi çok çaresiz hissediyorum.
Seni son görüşüm aklıma geliyor. Üzerinden ne kadar zaman geçtiğini hesap etmeye çalışıyorum. Senden ayrı geçen zamanı tahayyül etmek gittikçe zorlaşıyor. Sonra tekrar bakıyorum elimdeki fotoğrafa, hala aynı mısın? Değiştin mi yoksa? Saçların uzamıştır belki, belki kilo aldın birazcık sen her halinle güzelsin ama yine de düşünmeden duramıyorum. Bir sonraki mektubunla beraber bir de fotoğrafını göndermeni istesem kızar mısın bana? Seni kızdıracak ne çok şey yapıyorum değil mi? Beni mazur gör sevgilim öyle çok seviyorum ki seni yaptığım şeylerin önünü ardını hesap edemiyorum. Affet!
Burada zaman geçirmek çok zor, sadece seni düşündüğümde iyi hissediyorum. Zamanın hızlı geçtiğini düşünüyorum. Sana kavuşmak için gün sayıyorum. Halimi hatırımı soracak olursan "iyiyim" sen beni merak etme. Tek sıkıntım senden uzak olmak. Daha uzun uzun yazmak isterim ancak vaktim kısıtlı, mektubu postaya yetiştirmem gerek. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öperim. Herkese selam ederim. En çok sevgi en çok selam sanadır güzel gözlüm. Sabırsızlıkla mektubunu beklemekteyim. Bi an önce bana güzel haberler gönder. Kavuşacağımız güne kadar kendine çok dikkat et. Seni Allah'a emanet ediyorum. Ellerinden, gözlerinden öpüyorum...
Seni çok seviyorum...

Yorumlar
Yorum Gönder