Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Hiçlik

  Penceresinden sızan güneş ışınlarının gözlerine temas etmesiyle uyandı. İlk işi saate bakmak oldu, saat henüz sekizi birkaç dakika geçiyordu. Bu kadar erken uyandığı için kendisine sinirlendi. Kafasını yastığa gömüp tekrar uyumaya çalışsa da nafileydi uykusu çoktan açılmıştı. Söylenerek yataktan kalktı. Sendeleyerek banyoya doğru yürümeye başladı. Aynada gördüğü suret ona artık ızdırap vermiyordu. Yine de olabildiğince az karşılaşmaya çalışıyordu kendisiyle. Hızlı ve mekanik hareketlerle dişlerini fırçalayıp, elini yüzünü yıkadı ve banyoyu terketti. Tekrar odasına döndüğünde tüm günlerini hatta haftalarını geçirdiği bu dört duvarı gözleriyle süzmeye başladı. İki tane büyük ahşap pencere, beyaz başlıklı dağınık yatağı, hemen yanında üzerinde yarım bıraktığı kitabının bulunduğu beyaz küçük komodin, yerde etnik desenli yuvarlak kilim, pencerenin hemen önünde arasıra yazı işlerini hallettiği çalışma masası ve yatağının karşısında beyaz ahşap giysi dolabı vardı. Dolabın önüne dikildi,...

Geleceğe Mektup

Sevgili gelecek; Gelirken bavuluna umutlu günler koy. Zira umuda hasret yüreğim. Penceresinde çiçek olan evler olsun gelecekte, umudun çiçekleri. Dünya daha temiz, insanlar daha saf olsun. Gökyüzü kirlenmemiş olsun. Ayaklarımız çimenlere bassın, gözümüz uçsuz bucaksız denizleri seyretsin. Kuşlar kanat çırpsın sonsuz mavilikte, martılara simit atalım yine. Sırtımızı dağlara değil, insanlara yaslayabilelim mesela. Güvenmek şimdi ki kadar zor olmasın. Açlık ve susuzluk ölüm sebebi olmasın ya da sadece kadın veya hayvan olduğu için ölmesin hiçbir canlı. Yaşamanın kıymetini bilelim doyasıya. Sevgi çağı olsun, kin, nefret ya da teknoloji çağı değil. Sevgili gelecek umutlu günler koy bavuluna...