Dolunayın tüm ihtişamıyla gökyüzünde asıldığı bir gece. Hava açık, ılık bir esinti ve dokunduğu yere çiçekler serpen yumuşak bir yağmur var. En büyük acılar böyle güzel gecelerde çekilmeli bence. Gözyaşlarını silen ipeksi yağmur damlaları olmalı böyle zamanlarda. Seninle birlikte ağlamalı bulutlar ve tüm dertler yağmur damlalarına karışıp süzülmeli ince, beyaz parmaklardan. Çoğu acının devası olan "sihirli gece" bu gece. Efkarın başımda harelediği, derin bir bulantı hissi veren, yoğun, yapış yapış bir sis bulutunun eşliğinde alıp başımı, bilinmezlik caddesinden yalnızlık sokağına sapıp ağlama kaldırımına doğru sakin adımlarla yürüme gecesi... Seslerin ve renklerin huzurumu kaçırdığı solmuş bir hayatın mahpusuyum. Huzuru huzursuzluk zannettiğim günleri yaşıyorum. Kuş cıvıltıları kulaklarımı tırmalıyor. Düzene yenik aşklar büyütüyorum içimde. İçimde büyüyen şeyler beni aşıyor. Umutsuzluğu iliklerimde hissediyorum. Öylesine yalnızım ve bu yalnızlıkla mutluyum saçma bir şekild...