Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sihirli Gece

  Dolunayın tüm ihtişamıyla gökyüzünde asıldığı bir gece. Hava açık, ılık bir esinti ve dokunduğu yere çiçekler serpen yumuşak bir yağmur var. En büyük acılar böyle güzel gecelerde çekilmeli bence. Gözyaşlarını silen ipeksi yağmur damlaları olmalı böyle zamanlarda. Seninle birlikte ağlamalı bulutlar ve tüm dertler yağmur damlalarına karışıp süzülmeli ince, beyaz parmaklardan. Çoğu acının devası olan "sihirli gece" bu gece. Efkarın başımda harelediği, derin bir bulantı hissi veren, yoğun, yapış yapış bir sis bulutunun eşliğinde alıp başımı, bilinmezlik caddesinden yalnızlık sokağına sapıp ağlama kaldırımına doğru sakin adımlarla yürüme gecesi...  Seslerin ve renklerin huzurumu kaçırdığı solmuş bir hayatın mahpusuyum. Huzuru huzursuzluk zannettiğim günleri yaşıyorum. Kuş cıvıltıları kulaklarımı tırmalıyor. Düzene yenik aşklar büyütüyorum içimde. İçimde büyüyen şeyler beni aşıyor. Umutsuzluğu iliklerimde hissediyorum. Öylesine yalnızım ve bu yalnızlıkla mutluyum saçma bir şekild...

Sevgili kendim;

  Ne zaman düşersen, çıkmazda hissedersen şuan söyleyeceklerimi dinle... Hayat çoğu zaman düz bir yol olmuyor. İnişler, çıkışlar ve hatta çıkmazlarla dolu... Ne olursa olsun kendine hep inan. Hatalar yapabilirsin ama hatalarından ders çıkarmayı da en iyi sen bilirsin. Hayatı tüm zorluklarıyla gör ve kabul et. Yara almadan yaşamak mümkün görünmüyor. Yaralarından çiçek yetiştirmeye bak. Her şeye rağmen çok güzelsin ve hayatını ancak sen güzelleştirebilirsin. Biliyorum bazen kendini suçladığın zamanlar, kalbine bıçak saplandığını hissettiğin anlar oluyor. Sen bu anların sonsuza kadar süreceğini zannediyorsun. Aslında sadece an'dan ibaretler. Gün gelecek hiçbirini hatırlamayacaksın. Unutma hiçbir dert devasız değil ve hiçbir şey senden daha önemli değil.

Alaaddin

Ne var biliyor musun Alaaddin? İçimde sana koşmak isteyen binlerce yılkı atı var Sana olan sevgimin uçsuz bucaksız okyanusları  Alaaddin sende bilinmez bir hal var Her halinin bende bir yansıması Sana duyduğum hudutsuz bir güven var Sana gelmemi engelleyen duvarların Alaaddin adının her harfi bende yüz yıl demek Her hecende bir ömür saklı Elinin her parmağında benim yüzüm var Benim yüzümde senin her bir parmağının izi  Ellerin derya, kalbin kalbime ayna Alaaddin sende bambaşka bir dünya var Senin dünyanda benim gizli bir yerim  Beni aşikar etme Beni aşkın ateşinde kül et, Savur küllerimi Alaaddin Küllerim rüzgarda sana koşar Beni küllerimden yeniden var et

Beyoğlu Güzeli

  Kiminle iki kelam etsem ardı sıra yakınmaya başlıyor. Neymiş efendim hep senden dem vuruyormuşum. Ne aptal adammışım ben. Senden başka bir şey konuşmaz, görmez olmuşum. Beni efsunladığına dair söylentiler dolaşmaya başlamış semtin ara sokaklarında. Yalan mı a canım? Efsunlamadın mı beni? O mağrur bakışlarınla, baktıkça içinde kaybolduğum deniz köpüğü gözlerinle, beni görünce al al olan elmacıklarınla... Aklım uçup gitmedi mi başımdan? Hem halt etmiş onlar. Senin gibi güzeli görüp de aklı uçmayacak delikanlı var mıdır şu Beyoğlu'nda? Bilmez miyim sana vurgun nicesi. Belli olmuyor sanıyorlar oysa sen geçerken sokaktan bir ben değil onlar da efsunlanıyorlar. Gizliden gizliye düşlüyorlar seni. Ne yazık ki senin kalbini evvelden çaldığımı bilmiyorlar. Senin de bana efsunlandığını, gözünün benden başkasına kör, dilinin lâl olduğunu bilmiyorlar.  Güzeller güzeli sevgilim. Beyoğlu güzelim. Ne zaman aşktan söz açılsa "bırakın şu yalan dolan sözleri aşk da neymiş, Beyoğlu'nda nerd...

Küstüm Çiçeği

  Küstüm çiçeğini bilir misiniz? Kendine has bir özelliği vardır. Dokunduğun zaman yapraklarını kapatır. Kimileri hayran oluyor onun bu özelliğine, ben ise üzülüyorum. Onun bu narin yapısı bana çocukları ve kadınları hatırlatıyor. İzinsiz dokunulduğunda yapraklarını kapatarak kendini korumaya alması, sürekli kendini korumak zorunda hissetmesi ve tetikte yaşaması o muazzam refleksi sayesinde kendini tehlikelerden korumayı başarması. Biz de bunun benzeri bir şekilde rahatsız olduğumuz durumlara maruz kaldığımızda içimize kapanıyoruz, hayata küsüyoruz. Sanki bir suçumuz varmış gibi, utanılması gereken bir şeyler yapmışız gibi. Çünkü toplumun bakışı bu yönde kadınsan veya çocuksan kendini korumak zorundasın. Koruyamadıysan suçlusun, utanman, kendini eve kapatman ve insan içine çıkmaman gerekiyor. Bu tür baskılar, psikolojik şiddet malesef ki bizim toplumumuzda oldukça fazla ve bunu değiştirmek için hiçbir şey yapamıyoruz. Bu ülkede her gün kadınlar ölüyor çeşitli sebeplerle; kimisi yem...

Yolumu Aydınlatan Yıldız

Bugün ilk kez ninesinin son zamanlarını geçirdiği kasabaya gidecekti. Çok heyecanlıydı ve çok fazla şey merak ediyordu. Annesinden dinlediği hikayelerin gerçek olup olmadığını anlayabilecekti sonunda. Kasaba şehirden bi hayli uzaktaydı ve tam bi' cennetti. Orayı seveceğinden emindi. Yol boyunca arabanın penceresinden dışarıyı izledi. Şehirden yavaş yavaş uzaklaşmak ve o dönüşümü izlemek hoşuna gidiyordu. Beton yığınlarından yeşilliklere doğru...  Bi kaç saat sonra kasabaya varmışlardı. Hemen etrafı keşfe çıktı. Biraz bahçede oyalandıktan sonra eve girdi. Esas merakını giderecek şeyleri içeride bulacağını biliyordu. Öyle de oldu. Her yer anılarla doluydu. Eski fotoğraflar, günlükler ve bir sürü mektup... Gözüne kestirdiği mektuplardan bi' kaç tanesini hızla inceledi. Sonra gözüne başka bi' mektup ilişti. Bu farklıydı. Çünkü bi muhatabı yoktu. Sanki alelacele yazılmıştı. Hemen okumaya koyuldu: "Lanet dünyaya ışığa yürümeden önceki son sözlerim; Birini sevdiğin zaman anlı...

Orman Kokan Adam

 Tüm kızıllığıyla ömrümüze elbet bir güneş doğacak. O gün geldiğinde aklında da kalbinde de hala ben olacağım. Belki çok uzun zaman geçmiş olacak, belki saçlarında karlar olacak. Ama gözlerin hala çok güzel bakacak. Gözlerine baktığımda hep kendimi göreceğim. O okyanustaki tek balık ben olacağım. Seni düşünürken o zaman bile burnumda orman kokusu olacak. Sen benim için her zaman 'orman kokan adam' olarak kalacaksın. Gözümde canlanan o görüntüyü asla değiştiremezsin mesela. Yüksek bir dağda etrafında çamlar, meşeler, ladinler... Soğuk bir kış sabahı, uçurumun kenarında sis denizi, vakur bir tavırla dikiliyorsun. Elinde canın sıkıldıkça şiir karaladığın küçük deri kaplı defterin ve kalemin var. Bu fotoğraf benim hafızama kazınmış. Seninle bütünleşmiş sanki.  "Orman kokan okyanus gözlü adam" bir erguvan mevsiminde değmişti gözlerin gözlerime sonra tüm mevsimler erguvan mevsimi oldu benim gözümde. Yaz, kış yoktu artık. Her daim erguvanlar dalında. Sevginin iyileştirici gü...